Alper ÖZCAN || Blog

Eskiden Tebrik İçin Kartpostallar Gönderilirdi…

İlkay HALICIOĞLU - Kartpostal-1

Bu konuyu açmamdaki tek sebep, maziyi hatırlamak değil; çok mutlu olduğum bir olayı sizlerle paylaşmaktır efendim. :)

Bugün evime, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okumakta olup, benim anaokulundan bu yana tanıdığım bir arkadaşım olan İlkay HALICIOĞLU tarafından bir posta geldi. Aslında birkaç gün öncesinden bu postada ne geleceği ve kimden geleceği konusunda haberliydim. Fakat hiç bana ulaştığı anda bu kadar mutlu olacağımı düşünmüyordum. Aslında sadece mutluluk değil. Mutluluk da var, burukluk da var, kırgınlık vs. herşey. Hepsi İlkay’ıma değil tabii ki. Yaşadığım bu olayla birçok şeye karşı duyduğum duygularım ön plana çıktı sadece. :t:

Sadede geleyim efendim, evime gelen postanın içinde İlkay’dan gelen kartpostal vardı. Kartpostal da manalı bir resim, arkasında da geleneksel olacağı üzere bir kutlama mesajı bulunmakta; mektup zarfının ön yüzünde de alışık olduğumuz, ama çoğumuzun kesin nasıl yazılacağını unuttuğu “Gönderen”, “Alıcı”, “Pul” kısımları dikkat çekmekteydi.

Kartpostal arkasında yeni yılımı tebriklemiş İlkay. Çok sağol, beni hem mutlu hem de mahcup ettin İlkay’ım, hem de buradan teşekkürü bir borç bilirim sana: “Teşekkür ederim”;-)

Yalnız en çok mana taşıyıp bana dokunan kartpostaldaki resimdi. Fotoğrafını çektim ve bu yazının en başında koydum…

“Useless Effort To Express Love!” yani “Sevgide Nafile Çaba!” sloganını baz alarak “Muhittin KÖROĞLU” adlı bir karikatürist tarafından çizilen bu resim (karikatür) bana gerçekten çok dokundu. Vermeye çalıştığı anlam bir yana, ağacın üstüne kazınan semboller vs.ler de bana dokundu ister istemez. (Yukarıdaki fotoğrafın üstüne tıklayarak büyük halinden bakmanızı öneririm…) Sebepleri yazılmaz buraya ama, İlkay’ım sen şunu bilki, bana gerçekten çok manalı ve düşündürtücü bir kartpostal yollamışsın. Belki içinden geldi de bunu bana seçtin, belki de hiç düşünmeden aldın böyle bir kartpostalı bana. Ama gerçekten, bundan daha uyumlu bir kart bana olamazdı yemin ediyorum. Beni anlatmış, bana laf sokmuş vs. vs. herşey denebilir buna.

Tekrar çok teşekkürler İlkay. Yeni yılını en içten dileklerimle, bir de buradan kutlarım ;)


“Eskiden Tebrik İçin Kartpostallar Gönderilirdi…” konusunda 12 Yorum Var:

  1. vay canına.. bu bir tesadüf müdür merak ettim açıkçası Alpercan..
    ayrıca gerçekten çok ince biriymiş İlkay. ne güzel..

  2. UtQ,
    31 Aralık 2008 Çarşamba - 0:57:32 zamanında gönderdi:

    Eskiden iletişim mektupla yapılırdı. Şimdiki zamanı söylememe gerek yok. Birisi bize kartpostal yolluyorsa bu alanda tekel olmayı başarmış demektir. Oysa birisi bizim e-posta adresimize bir kartpostal yollasa elimize aldığımız o kağıt parçası gibi olamayacaktır. Emeği de cabası…

  3. İlkay Halıcıoğlu,
    31 Aralık 2008 Çarşamba - 17:10:17 zamanında gönderdi:

    evet o kartpostalı gönderip bu gibi geleneklerin yaşatılmasını sağlamaya çalışan kişi benim ama alpere bu kadar anlamlı geleceğini hiç tahmin etmemiştim ve kartpostalı özel olarak seçmedim tamamen bir tesadüf artık siz nasıl yorumlarsınız bilemiyorum

  4. Tesadüf ötesi bir şey galiba Gizemcik. :s: Yarım yıldır alışamadım, ama alışmam gerek sanırım bu gaipten bana doğru gelen tesadüflere, mesajlara vs.. :v3:

    İlkay’ım gerçekten tekrar sağol.
    Konu içinde “Belki içinden geldi de bunu bana seçtin, belki de hiç düşünmeden aldın böyle bir kartpostalı….” şeklinde demiştim. Cevap belli olmuş oldu :-)

  5. zakf,
    7 Ocak 2009 Çarşamba - 19:50:25 zamanında gönderdi:

    popstar döneminde peydah olan saman alevlerini hatırlıyorum ben bir tek.. aydan falan vardı, onların resimlerini basarlardı kartpostallara. kartpostal dedim de, postal 2 vardı bir ara, rüyalarıma giriyordu. şu üst köşedeki ayfon güzelmiş. geçen fiyat sordum bir mağazaya, adam bana arabasını satmaya kalktı. en azından ben öyle anladım. neyse.. smileyler güzelmiş bu arada. :-Ş :-R :-C :-Ö :hih3: smileyley.

  6. “Hep giricem, okuyacam blogunu” diyordun. Daha yeni girebildin demek :D

    iPhone beni anlatıyor orada. Benim de var diye. Ama araba satın almadım ben, Türkiye’ye gelmeden çok daha ucuza dışarıdan aldım, çaktırma :D Dolar arttı, araba değerinde oldu diyleim biz :-P

    Teşekkürler :D

  7. Simge Ateş,
    20 Ocak 2009 Salı - 23:18:52 zamanında gönderdi:

    yaa neden bana kartpostal yoktu :(
    alperi kıskandım :P
    bence de çok güzel düşünerek hoş bi davranışda bulunmuş arkadaşımız ama ben de istiyorum kartpostal :D
    biliyosunuz ne kadar kıskanç,bencil bi insan olduğumu diğil mi ama ;)
    hatta kimseye göndermesin sadece bana göndersin istiyorum :) )))

  8. Hehe :D Sen aynı şehirdesin diyeydi belki :D

    Ver adresini, ben sana sürpriz bi gün yollayayım ya. Ne dersin? :D

  9. Simge Ateş,
    9 Ocak 2010 Cumartesi - 19:00:49 zamanında gönderdi:

    heeeyy bu sene de kartpostal yok bana ama…yerim yurdum adresim belli arkadaşım neden bana gönderilmiyo bu kartpostal nedeeeeennn :P
    :D :D :D

  10. Yerin yurdun belli de, adresi, yurdunun ismi, kaldığın oda belli mi be Simgem ehh yani :D

  11. kim olduğunu bilirsin sen alper özcan,
    20 Ocak 2010 Çarşamba - 16:33:00 zamanında gönderdi:

    “tesadüfler”…her seferinde ayrı ayrı canını acıtır.Alışmak?Yok öyle bir dünya.Yaşamayı öğreniyorsun sadece.Vee bir gün,öyle bir gün geliyor ki işler lehine dönüyor;sense farketmişsin ki çok yol almışsın.Tek bir adım atamadım diye korkarken koştuğunu farkediyorsun o zaman…Sen dışında kimse ne hissettiğini;ne kadar güçlü hissettiğini anlayamaz.Artık paylaşmaktan kaçınıyorum ben.Onlar bir yerlerde dursun,iyi kötü dursun;bana özel şekilde ve bırak zaman aksın…

  12. Ama özlemek de güzel şey…

Yorum Yazın